home Anasayfa about Hakkımızda contact İletişim tuzla

HAFTANIN FİLMİ DUEL

   

 

    

    Hikayemiz sonradan adının David Mann (Dennis Weaver) olduğunu öğrendiğimiz metropol erkeğinin kırmızı Plymouth Valiant’ı ile şehirlerarası yolculuğu için garajından çıkışıyla başlıyor. Sıradan ve sıkıcı gözüken bu araba yolculuğu, eski bir benzin tırıyla girilen sollama rekabeti sonucu bir anda katıksız bir otoban dehşetine dönüşüyor. David’in ilk baştaki kaygısı sadece işine gecikmeme iken filmin ilk yarım saatinden sonra hayatta kalma ve dev korkunç tırın karşısında hiç olmadığı kadar hızlı olma, genç şoförün yeni önceliklerine dönüşüyor.

   

    Duel, Steven Spielberg’in başta televizyon için 13 günlük bir zaman aralığında çektiği, ancak daha sonra ek sahnelerin yardımıyla 1972’de vizyon filmine dönüştürülen oldukça başarılı bir yol gerilimi. Filmin, korku ustası Richard Matheson’un kısa hikayesinden uyarlandığını da belirtmek gerek. Korku gibi en başarılı fikirleri bile birkaç yılda zaman aşımına uğratabilen, zalim bir tür içinde zekice kurgulanmış hikayeleri ile her dönem okuyucusunu etkileyebilmiş biri Mattheson. Spielberg’in ilk uzun metraj için Mattheson ile yola çıkması iki sanatçı için de güzel bir tesadüf olmuş. Filmden asıl alınacak tat ise altmetinleri yavaşça kazımaktan geçiyor.

 

    Duel, yetmişler ve seksenlerde B filmlerinin çok ekmeğini yediği, “Amerikan taşrasının karanlığı” olarak özetlenebilecek Southern Gothic dünyasından bir parça. Amerikan edebiyatında oldukça geniş bir alt tür olan Southern Gothic, 20. Yüzyılın başından günümüze kadar metropollerden uzak Amerika’nın yaşadığı bunalımı, farklı perspektiflerden sanat takipçisine sunmayı hedef alır. Southern Gothic’in özellikle Amerikan korku edebiyatı ve sinemasını yüzyıldır durmaksızın beslemesinin elbet bir sebebi vardır. Amerikan elit şehirli toplumu için “güney” ve “taşra”, endüstrileşmeye gösterdiği bilinçli/bilinçsiz dirençten ötürü hep korkutucu bir yer olmuştur. New York’ta her dakika bir cinayet işlenebilir; ancak şehirli için bu gerçeğe rağmen taşra çok daha tekinden uzak, çok daha ölümcüldür.

   

    Duel, bu ölümcül topraklarda şehirli şoför David’i sınava sokar. David hem kıyafeti, hem de kırmızı Valiant’ı ile çorak toprakların yapısından uzak, dolayısıyla fazlasıyla dikkat çeken bir figürdür. Şekil olarak uyumsuzluk, karakter uyumsuzluğuyla da güçlendirilmiştir. Karısıyla yaptığı konuşmadan anladığımız kadarıyla kıskançlıktan ve kavgadan uzak duran, güvenli bir hayatın adamı David, B filmlerinin kavgacı taşra kasabalarına uygun biri değildir. Bu uyumsuzluk David’in kaderini karanlık tır şoförünün şiddetli tacizine mahkum eder.

 

 

    Duel özellikle 1970-1990 arası korku gerilim filmlerine merak sarmışların kaçırmaması gereken, en has korku seyircisini bile bugün fazlasıyla tedirgin edebilecek kalitede bir film. Size tavsiye, bu kırk yıllık filmi ellisine gelmeden seyretmeye bakın.

Oluşturulma Tarihi : 13.07.2015